yarı ğaar 的个人资料يآاسَفَا عَلَ ا لْحُزْنِ...照片日志列表 工具 帮助

日志


~ BAZI ENTERASAN İBADETLER ~

mübarek ramazan ayına kavuşmanın sevinç ve heyecanındayız. ramazanda zevkle, şevkle ne tatlı ibadet eyleriz...
ibadet deyince; zaten aklımıza önce namaz, oruç gelir. hayalimizde bir kenara çekilmiş, eline tesbihini almış, boynunu bükmüş, dergahı izzete yönelmiş bir insan canlanır veya başı takkeli, aksakallı muhterem dedelerimizi, oyalı, büyük, pak başörtüsüne bürünmüş, nur yüzlü sevgili ninelerimizi hatırlarız...
evet çok doğrudur, gerçekten namaz, oruç vazgeçilmez ibadetlerimizdir. çok mühim ve çok faydalıdırlar, bütün din kitaplarımızda bunlara layık oldukları kadar geniş yer verilmiş, teferruatları etraflıca izah edilmiştir..
 
Ama sevgili ve yüce peygamberimiz, başımızın tacı, dertlerimizin ilacı, gözümüzün nuru, gönlümüzün sururu, ulu rehberimiz, emsalsiz serverimiz, m.. mustafa s.a.v. bazı hadisi şeriflerinde, alışılmışın dışında, bazı enterasan ve çok mühim ibadetlerden de bizi haberdar ediyor.. insan hayret ediyor, islamın ne kadar güzel bir din olduğunu görüp hayran kalıyor..
mesela; düşünmeyi, tefekkürü her zaman yapa geldiğimiz, olan bir zihin faaliyeti olması dolayısıyla basit ve önemsiz görebiliriz.. ama islam dini onuda bir ibadet sayıyor.. hatta efedimiz s.a.v. buyuruyor ki "tefekkür gibi (onun kadar kıymetli ve sevaplı) hiç bir ibadet yoktur, bir saatlik tefekkür bir yıllık ibadetten daha hayırlıdır.." bazen tefekkür o kadar mühim ve hayırlı sonuçlar doğurur ki 60 yıllık ibadete muadil olur..
 
çoğumuz söze önem vermez, malayani söz ve sohbetlerle nefes tüketir, ömürleri boşa harcarız.. halbu ki söz bazen savaşı keser, bazen başı kestirir, fevkalade veballidir.. ya hayır söylemeli yada susmalıyız. çünkü yerine göre sukut bir ibadettir.. efendimiz s.a.v. buyuruyor ki "sukutu tefekkür, bakması ibret olan ve sahifesinde çok istiğfar bulunan kimse kurtuldu, felah buldu" demekki çok kere ibadet niyetiyle sukut etmeli, derin tefekkürlere dalmalı, etrafımıza dikkat ve ibretle bakmalı, olaylardan ibret almalı, ahireti düşünerek kendimizi kontrol etmeli, hesaba çekmeli, hata ve günahlarımıza gözyaşları dökmeli, pişman olmalı, tevbe etmeli, allah'tan affımızı ve bağışlanmamızı dilemeliyiz...
 
hadis alimi ed-deylemi ebu hureyreden rivayet eylemiş ki efendimiz s.a.v. şöyle buyuruyor "ibadetin en faziletlisi ilim taleb etmek (yani ilim öğrenmeye, bilgi edinmeye gayret etmek)tir.." bir hadisi şeriften islamın ilme ne kadar büyük değer ve sevap verdiğini öğreniyoruz. çünkü ilim her türlü hayrın ve başarının anahtarı; aksine cahillik ise her türlü kötülüğün, zarar ve ziyanın kaynağıdır.. nitekim cahil iyi niyetle kaş yapayım derken göz çıkarır, işi karıştırır, yüzüne, gözüne bulaştırır, berbat eder. cahil sofuluğa heveslense ibadeti de yalan, yanlış, eksik, aksak, asılsız,mesnetsiz, şartlarına uymadan, ahkamına aykırı olarak yapar.. böylece ibadeti ifsat ve ibtal ettirir, boşa yorulur..
ilim en faziletli ibadet olduğu gibi, marifetullah yani allah'ı bilip ve tanımak ta ilmin en şerefli, en yüksek, en üstün derecesidir.. bunu efendimiz s.a.v. şöyle ifade buyuruyor " en faziletli amel allah'ı bilmektir, ilimle yapılan az bir amlei salih fayda verir ama cahilane yapılan çok amel hiç fayda sağlamaz"...
 
müslümanın müslüman kardeşine hizmet etmesi, yardımcı olması, onun işini görmesi, ihtiyacını gidermesi, gönlünü hoş kılması, içini sevin doldurması da bir çeşit büyük sevaplı ibadettir. nitekim ibni abbas r.a. efendimiz s.a.v.'den naklen şu hadisi şerifi rivayet ediyor :
" bir kimse mü'min kardeşinin işini görmek üzere yürürde o işi bitirir, başarırsa, bu onun için on sene ibadetten daha hayırlıdır"
ibni abbas hazretleri bir kere mescidi nebevide itikafa girmişti, itikafın bilhassa ramazanın son on gününde camiye gidip, orada yatıp ibadet ederek vakit geçirmek, evine bile gelmeden gece gündüz devam etmek şeklinde çok mühim bir sünneti kifaye olduğunu, şer'i ve mahbul bir sebeb olmadan camiden çıkılınca o itikafın bozulduğunuda biliyoruz. ama ibni abbas r.a. bu itikaf esnasında, borçlu bir kimseyi, borçtan kurtarmak için alacaklının yanına onunla gitmek üzere mescidi terk etmeye koyuldu, biri onu ikaz edince yukarıda ki hadisi şerifi rivayet eyledi..
 
Aynı konuda ebu hureyre r.a. şu hadisi şerifi nakl ediyor "ameli saliha'nın en faziletlisi, mü'min kardeşinin gönlüne surur ve sevinç sokman, yahut onun borcunu onun namına ödeyivermen, yahut da ona ekmek yedirmendir vs..." o halde önümüzde ki mübarek günlerde, o güzelim namaz ve oruçlarla beraber, ilim irfan öğrenmeye, tefekküre, gönül almaya, mü'minleri sevindirecek işler ve hayırlar yapmaya da son derece dikkat ve itina ile gayret edelim..
konu ile ilgili diğer bir hadisi şerifi de aşağıda sunarak yazımı bitiriyorum. cenabı hakk ibadet ve taatlerinizi, hayrat-ü hasenatınızı kabul eylesin, cennetiyle, cemaliyle müşerref buyursun, firdevsi a'la'da habibi edibine s.a.v. komşu olmayı nasip kılsın, ümmeti m...'e o'nun yüzü suyu hürmetine rahmet eyleyip iki cihan izzet ve saadeti versin...
 
efendimiz s.a.v. buyuruyor ki şu beş şey ibadet'tendir;
1= az yemek
2= (namaz kılmasa bile) mescitlerde oturmak, beklemek
3= kabe-i müşerrefeyi seyr etmek
4=(okumasa bile) kur'anı kerime nazar eylemek
5=(sevgi ve saygıyla) alimin yüzüne bakmak..
 
mahmut esad coşan (rahmetullahi aleyh) şubat/ 1992