| yarı ğaar's profileيآاسَفَا عَلَ ا لْحُزْنِ...PhotosBlogLists | Help |
|
|
KURBANIM..YAR ADIYLA BAŞLAYAYIM SÖZÜME,GÜLSÜZ BAĞDA BÜLBÜL ÖTMEZ KURBANIM..SÖZÜ ÖNCE SÖYLEYEYİM ÖZÜME,YOKSA KALPTEN KALBE GİRMEZ KURBANIM..SEN SENİN OLMAZSAN TÜM DERTLER BİTER,VARINI, YOKUNU MÜRŞİDİNE VER,USTANIN ELİNDE KÜTÜK OL YETER,TESLİM OLAN ZARAR ETMEK KURBANIM..GÜVENME KENDİNE, BEN OLDUM DİYE,PİŞENLER HAMIM DER BİR DÜŞÜN NİYE?TÖVBE LAZIM ETTİĞİMİZ TÖVBE'YE,BİR TÖVBEYLE BU İŞ BİTMEZ KURBANIM..İLTİFAT BEKLEMEK, KIRILMAK NEDİR?O KAPIDAN KOVSA SEN BACADAN GİR,HA SEVMİŞ, HA DÖVMÜŞ İKİSİDE BİR,AŞIKLAR KAR, ZARAR GÜTMEZ KURBANIM..ÇALIŞ, NASİBİNİ AL DÜNYADAN YANA,AMA SANMA DÜNYA YAR OLUR SANA,AHİRET PARASI LAZIM İNSANA,GÜNEŞ HEP BATIDAN BATMAZ KURBANIM..HİZMET YOKSA HİMMET OLMAZ BU KESİN,HEM HİZMET Nİ'METTİR BÖYLE BİLESİN,GAYRET ET, GÖNLE GİR, BENİMDİR DESİN,SULTAN KÖLESİNİ ATMAZ KURBANIM..YAP DEDİĞİNİ YAP, EMRİNE GÖRE,BU İŞ BENSİZ OLMAZ DEME BOŞ YERE,O ELİ TUTMUŞSA İNSAN BİR KERE,NEFSİNİ HESABA KATMAZ KURBANIM..CAHİLLER AĞZINI AÇINCA BEN DER,BEN DEYİP YOL ALAN VARMI HİÇ GÖSTER?ELİ HEP GÜZEL GÖR, KENDİNİ HEP YER,TEZEK SU DİBİNE BATMAZ KURBANIM..GÜNAHTI, SEVAPTI BUNLAR BOŞ HESAP,HER NEYİ YAPARSAN ALLAH İÇİN YAP,AVAMIN İŞİ BU HESAP, KİTAP,AŞIKLAR KAR, ZARAR GÜTMEZ KURBANIM..DUA KABUL, NİYE SIDDIKIN AH'I,?NE DEDİ HIZIRA NAKŞİBEND ŞAH'I?HATIRLA, İDRAK ET ANLA BU RAH'I,BEN SIDDIKIM DEMEK YETMEZ KURBANIM..SADAKAT ; NE DERSE DOĞRU DEMEKMİŞ,O'NSUZ DOĞRULARA EĞRİ DEMEKMİŞ,SADAKAT SIDDIKIN BAĞRI DEMEKMİŞ,CİĞER YANAR, DUMAN TÜTMEZ KURBANIM..ER OLMAK İSTEYEN SER'İNDEN GEÇER,BİR SAKİ ELİNDEN BADİ'Yİ İÇER,SEÇ DESELER YARİN ZEHRİNİ SEÇER,AĞYARIN BALINI TATMAZ KURBANIM..SÖZÜN ÖZÜ, DERDİ MİNNET BİL CAN'A,YARE CAN VERKİ, CAN YAR OLSUN SANA,İSMAİL GİBİ KOY BAŞI MEYDANA,KURBANLARA BIÇAK TUTMAZ KURBANIMM...(SERDAR TUNCER)ALIŞILMADIK BİR KENT MASALI (bizimkisi) Ses sustu... Gece sustu... Ay sustu... Bir tek yıldızlar konuştu gözlerinde parlayarak. Çoban yıldızı dedi: _Senin söndürmek istediğin benim değil; yoluna kılavuzluk edenin ışığıdır. Kendine duyuramadığın sesin, kabullenmek istemediğin gerçeğin parlaklığıdır. Senin söndürmek istediğin gecenin ayı, gündüzünün güneşidir. Ey öfkesiyle boşluklara savrulan, aydınlığına kendi elleriyle perde çeken biçare, ne acıdır ki; güneş hiçbir şeyi ayırt etmeden herkesin üzerine doğuyor. Yağmur hiçbir şeyi ayırt etmeden her şeyin ve herkesin üzerine yağıyor. Etrafına misk kokuları yayan gül bahçelerine de, senin tarumar ettiğin ve etrafına pis kokular yayan gönül bahçene de. Ama sen halâ kendi sesini susturan, gerçekleri yalan bilen, doğrulara kulak tıkayan nefsin yüzünden gerçeklere yabancısın. Halâ açmayacak mısın anahtarı sende olan, gerçekliğini kilitlediğin benlik kapılarını? _Anlat bana ey gecemin feneri, yolumun işareti anlat bana! Ben kimim, kendimin neresinde duran bencilim? _Anlatmakla değil; düşünmekle anlarsın, bakmakla değil; istemekle görürsün kendini. Gururunla değil; sevginle büyütürsün gönül bahçenin tarumar edilmiş güllerini. Zorla değil; sabrederek kavrarsın zamanın anlamını. Şöhretinle değil; insanlığınla kazanırsın dostlarının güvenini. Öfkenle değil; tevazuunla yenersin düşmanın nefretini. Sesinle değil; sözünle dinletirsin insanlara kendini. Sen ancak kendinin yıkımı olan kibir ve gururdan vazgeçince kendin olursun. Vazgeçmek isteyince kendine yol bulursun. _Söyle bana ey sözleri gönlümde, ışığı göz bebeklerimde parlayan yıldız! Susma söyle, yok mudur benim içimde benden bir parça? Yok mudur, benden bana bir yol? Yok mudur, beni ben yapacak bir anlamım? -Ey karanlık gecede aydınlığını arayan yolcu! Sen şerefini zelil eden, vezirken rezil olan, rezilken vezir olanlardansın. İnsanlardan bir insansın. Topraktansın, cansın. Bulmak için aramak, görmek için bakmak, yürümek için adımlamak, bitirmek için başlamak şarttır. Ama asıl gerekense istemektir; istemeden yapmak yalnızca yaptığını sanmaktır. Şimdi söyle bana, gerçeğini arayan, geceme yoldaş olan kişi söyle! Senden sana bir yol bulmayı, tarumar edilen gönül bahçenin bahçıvanı olmayı, köleyken efendi olmayı istiyor musun? Yolcu ilk kez gülümsedi. Tebessüm tadında hem de. Çölde kaybettiği devesini bulan adam gibi, susuzluğu dinmiş yürek gibi gülümsedi. Açlığı dinmiş fakir gibi, uçmayı yeni öğrenmiş kuş gibi mutlu ve özgür hissetti kendini. _Sen ki, nice yolcuya kılavuzluk etmiş, nice kaybolanı yurduna kavuşturmuşsun. Sen ki, nice karanlıklara ışık olup düşmüşsün. Bana da, beni bulabileceğim en kısa yolu göster! Göster ki, ömrümün aydınlığı karanlıktan sıyrılıp aydınlığın sonsuz ufuklarına yelken açsın. _Senin aradığın gururdan kaleleri yıkmak, kibirden dağları aşmaktır ey yolcu, senin aradığın Mevlâna�yı döndürenin, Yunus�u yollara düşüren sevdanın arayışıdır. Sonu Kafdağı'na uzayan çetin bir yoldur. Bu yol seni, sabrını sınamak için sarp kayalardan, dik yokuşlardan uçurumların kenarına götürür. Sana giden bu uzun yol umduklarından umudunu kestirir. Senin vefanı sınar. Dayanabilir misin zorluğuna?
_Ben bildim ki, sabrı kaybetmek yolu kaybetmektir. Başım önde olsa da mütevazılığım cennetim, gururum, bencilliğim cehennemdir. Ben bildim ki beni istiyorum, beni esir alan bencilliğimi değil. Ben bildim ki benim aradığım, İbrahim' in ateşini bahçelere çevirenin inancıdır. Benim aradığım Yusuf'un zindanını saraya çevirenin inancıdır.� Sustu sonra. Bu sözleri duyan bütün yıldızlar gökyüzünde el ele tutuşmuş hep birlikte daha fazla parlamak, en belirgin hale gelmek için birbiriyle yarışıyorlardı. Gökyüzü için bundan daha sevindirici bir şey olamazdı. Bu gece zifiri karanlığın aydınlığa dönüştüğü muhteşem bir geceydi. _Artık yüreğindeki duygular geceye şarkılar terennüm ettirecek kadar güzel bestelere dönüştü. Karanlıklılara aydınlık olacak kadar güneş ve yoluna yolcu olacak kadar arkadaş oldu. Sen kendi yolunu gören ve o yolda ilerlemeye başlayan, kendi gerçeğini arayansın. Ama her şeye rağmen sakın Kendimin yolunu buldum deme, yalnızca Kendime giden yolda yürümeye başladım de. Çünkü bu yolda ilerledikçe bulacağın ve kilidini emek vererek açman gereken paha biçilmez hazineler var. Bu hazineler şu anda bulduklarından çok daha kıymetlidir. Sakın Sabrımın sınırı yoktur, hepsini ararım bulurum deme, yalnızca Sabırlıyım de, çünkü emek vererek bulduğun tevazu madenini, nefsinin sana sunacağı ve emek vermeden, sabra gerek duymadan kazanacağın gösterişli ama faydasız bedbaht tahtlara teslim edebilirsin. Sakın Yanılmam deme, yalnızca yanılmamak için Bilmeliyim de. Çünkü bilginin derinliklerine indikçe bilmeyi, bilmenin derinliklerine indikçe anlamı, anlamın derinliklerine indikçe yükselmeyi başarabilirsin. Ama unutma ki avcıların hedefi yerde sürünenler değil; yüksekte uçanlardır. Sen kendinin avcısı olmalısın ve nefsinin malâyanî isteklerini avlamaya çalışmalısın! Yoksa benlik kaygının seni avlamak için atacağı zehirli okları, beğendiğin bir hediye olarak kabul edebilirsin. Unutma ki nefsinin arzusu ateş, onunla savaşmaksa gerçeğe köle olmaktır. Unutma ki gerçeğin kölesi olmak, nefsinin efendisi olmaktır. Nefsinin efendisi olmaksa seni kendin yapan tek gerçektir. _Ben artık bir yanı Yusuf olan, zindanı saray olanım, bir yanı İbrahim olan ateşi bahçe olanım, bir yanı Eyyüp olan hasreti sabır olanım, bir yanı yabancı olan öz yurdunu arayanım. Yalan başkası yalan. Dünyada ölümden başkası yalan... NURDAL DURMUŞ (abi okumayanlar varmış seni,alışılmadık kent masalını hassaten kopyalattırıp dağıtasım filan geldi (; ) |
|
|